Kişisel Arşivler Neden Önemli?
Nuray Urkaç Güler
Kişisel Arşivler Neden Önemli?
Nuray Urkaç Güler
Read in English
(The English translation was done with the help of AI)
Son dönem Osmanlı aydını, kendi ilmî ve kültürel geleneği içinde yetişmiş, Batı düşüncesiyle kurduğu temasla yeni bir entelektüel zemin ve ifade alanı bulmuş tarihsel bir tip olarak karşımıza çıkar. Tanpınar’ın “iki medeniyet arasında kalmış insan” şeklinde tanımladığı bu kuşak, Yahya Kemal’in ifadesiyle “bir imparatorluğun yıkılışına tanıklık eden nesil” olmanın zihinsel ve ruhsal yükünü taşır.
Dönemin genel şartları dikkate alındığında, siyasi gerilim ile fikir hayatı arasında cereyan eden bu yakın ilişki, son dönem Osmanlı aydınının kaderini tayin eden başlıca unsur olmuştur. Bu süreç, onların siyasi duruşlarını ve özel hayatlarını doğrudan etkilemiş, çoğu zaman muhalif bir çizgide konumlanmalarına ve hayatlarının bir bölümünü sürgünde geçirmelerine yol açmıştır. Sürgünde geçen yıllar, kıymetli fikir adamlarının aileleri ve yakın çevreleriyle yazışmalarının da hayli yekûna ulaşmasına sebep olmuştur. Bu mektuplara dönemin diğer aydınları, siyasileri, dünyanın önde gelen gazeteci, yazar ve bilim adamlarıyla yapılan yazışmalar da eklendiğinde söz konusu zaman dilimine ilişkin güçlü bir tanıklık ortaya çıkmaktadır.
Dil bilen, yurtdışındaki ilmî ve fikrî çevrelerle etkileşim hâlinde olan ve görüşleri uluslararası düzeyde karşılık bulan bu kuşağın düşünce dünyasını sadece kaleme aldıkları eserler üzerinden değil yapılan yazışmalar, fikrî tartışmalar ve gündelik hayata yansıyan pratikler üzerinden de takip edebilmemiz mümkün.
Bilhassa yönetici ve devlet adamı kimliğiyle öne çıkan çevrelerden intikal eden belge ve görsel malzeme tarih araştırmaları açısından birinci elden kaynak niteliği taşır. Dönemin başlıca haberleşme aracı olan mektuplar ise kişisel hayatları, devrin sosyal ve siyasi şartlarını yansıtmaları sebebiyle ayrı bir önem arz eder.
Ülkemizde son dönem Osmanlı aydınlarına ait bu zengin belge birikimine topluca ulaşılabilecek başvuru merkezlerinden biri İSAM Kütüphanesi Arşivi’dir (İKA). Bünyesinde muhafaza edilen özel koleksiyonlar, Osmanlı’nın son dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında öne çıkan pek çok tarihî şahsiyete ait kişisel arşivi ihtiva etmekte ve araştırmacının istifadesine sunulmaktadır. Söz konusu kişiler, şahsi meselelerle ülke meselelerinin iç içe geçtiği bir sarmalda, tarihî bilginin hem öznesi hem de nesnesi konumundadırlar. Bu sayede olayların seyriyle birlikte zamanın dili, duygusal atmosferi ve en önemlisi koleksiyon sahiplerinin kendilerini ortaya koyma biçimleri de görülebilmektedir.
Örneğin şahsi evrakına bakıldığında Hüseyin Hilmi Paşa, Rumeli müfettişliği sırasında sadece padişah ve devlet adamlarının değil aynı zamanda Avrupa basınının da saygı duyduğu bir portre olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendisi sonradan sadrazam olmasına rağmen Rumeli umum müfettişi olarak son derece etkin bir devlet adamı olması sebebiyle tarihte ve literatürde daha çok bu görevi ile anılmıştır. Ebüzziya Mehmed Tevfik’in matbaasında bastığı objelerin (kitap kapağı, kartpostal vs.) sanat değeri uluslararası arenada taktir görmüştür. Bir diğer dikkat çekici şahsiyet olarak Rıza Tevfik Bölükbaşı, Amerikalı gazeteciler tarafından çeşitli konularda fikirlerine danışılan, Avrupa, Amerika ve Arap dünyası ile temas hâlinde bir filozof ve şairdir.
Bugün önemli bir bestekâr ve hattat olarak anılan hafız Kemal Batanay’ın ise, okuduğu ezanla Mustafa Kemal’i derinden etkilediği kayıtlara geçmiştir. Edirne’de görev yaptığı dönemde (1916) Üç Şerefeli Camii’de ezan okuduğunu duyan Mustafa Kemal, Batanay’ı yanına çağırarak “Oğlum, bugün bizi yaktın. Okuduğun ezanı çok beğendim ve duygulandım!” deyip tebrik etmiştir. O gün Mustafa Kemal’in “Edirne’de kaldığımız süre içinde ben cuma namazına hangi camiye gidersem sen de o camiye gelecek iç ezanı okuyacaksın” dediği Kemal Batanay’ın biriktirdiği Türk müziğine ait notalar bugün özgün bir arşive dönüşmüştür. (1)
Bu tarihî şahsiyetleri yakından tanımak ve tarihî verileri tespit etmek, bilgi ve belge toplamayı aşan farklı bir anlama sürecini de beraberinde getirir. Araştırmacı bu yolla önceki kuşakların nasıl düşündüğü, nasıl ürettiği ve dünya ile nasıl ilişki kurduğu sorularına yönelir, yeni bir merak ve sorgulama alanı kazanır.
Bu yazı, yukarıda kısaca bahsettiğimiz İSAM Kütüphanesi Arşivi’nde muhafaza edilen özel koleksiyonlar üzerinden, son dönem Osmanlı aydınları ile Cumhuriyet sonrası bazı önemli akademisyen ve müzisyenlere ait kişisel arşivlerin tanıtımını amaçlamaktadır.
İSAM Kütüphanesi Arşivi (İKA)
İSAM Kütüphanesi Arşivi (İKA), 15. yüzyıldan 21. yüzyıla kadar uzanan geniş bir zaman dilimini içeren, Osmanlı devlet kurumlarına ve tarihe mal olmuş bazı şahsiyetlere ait arşiv malzemesini bünyesinde barındıran önemli bir araştırma birimidir. Bugün İKA’da araştırmaya açık toplam 18 koleksiyon bulunmaktadır. Bunların 14’ü özel koleksiyon, 4’ü ise Şeyhülislamlık Arşivi’ne (İstanbul Müftülüğü) bağlı dijital koleksiyonlardır. (2) Bu bakımdan İKA bünyesinde bulunan koleksiyonlar iki ana kategoride değerlendirilebilir:
- Osmanlı devlet kurumlarının ürettiği belgeler.
- Özel arşivler (şahıs arşivleri).
Birinci gruba giren devlet kurumlarına bağlı koleksiyonlar; yalnızca dijitalleri arşivimizde yer alan Şeyhülislamlık Arşivi’ne (Meşihat Arşivi) bağlı başta Şer‘iyye Sicilleri Kataloğu (Kadı Sicilleri) olmak üzere, Arşiv Defterleri, Meşihat Arşivi defterleri ve Ulema Sicil Dosyaları’dır. Koleksiyonların içeriğindeki belgeler 15-20. yüzyıl aralığında olup en eski tarihli belge 1445, en son tarihli belge 1934 yılına aittir.
Şer‘iyye Sicilleri, 15. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar Osmanlı kadıları tarafından tutulmuş mahkeme kayıtlarıdır. Osmanlı idari, askerî, hukuki, sosyal, mimari, kültürel ve şehir tarihinin birincil kaynakları olarak yurtiçi ve yurtdışından gelen araştırmacılar tarafından yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. İSAM dünyada en kapsamlı Şer‘iyye Sicilleri koleksiyonuna sahip kurum olmasıyla öne çıkar. Günümüze ulaşan en eski defterler, 1455 tarihli Bursa Şer‘iyye Sicilleri’ne aittir. Şeyhülislamlık Arşivi’ne bağlı diğer defterler, Meşihat Arşivi, Ulema Sicil Dosyaları ve Arşiv Defterleri de yine şeyhülislamlık kadrolarında ve dairelerinde üretilen belgelerle tarih ve ilahiyat alanındaki araştırmalara kaynaklık etmektedir.
İkinci gruba giren ve bu yazının odak noktası olan özel koleksiyonlar diğer bir ifadeyle şahıs koleksiyonları ise son dönem Osmanlı’dan günümüze kadar olan sürecin (1712-2018) siyasi, sosyal ve kültürel dönüşümünü tarihî tanıklar aracılığıyla aydınlatırlar. İKA, sahip olduğu özel koleksiyonlar (şahıs arşivleri) sayesinde geçmişin, şahısların kişisel arşivleri üzerinden okunmasına imkân sunar. (3) Bu koleksiyonlar, sahiplerinin geniş ilgi alanlarından dolayı, temel ilim dalları açısından tarih, edebiyat, felsefe, musiki, tasavvuf ve tiyatro başlıkları altında kategorize edilebilir.
Tek bir bütün olarak özel koleksiyonlar 19. yüzyıldan bugüne uzanan farklı tarihî şahsiyetlerin arşivleriyle şekillenen uzun ve çok yönlü bir anlatımdır. II. Mahmud’un eşi ve Sultan Abdülaziz’in annesi Pertevniyal Valide Sultan, Sultan Abdülaziz’in oğlu veliaht Yusuf İzzeddin Efendi, II. Abdülhamid dönemi devlet adamı Hüseyin Hilmi Paşa, müşir Veysel Paşa, gazeteci-matbaacı ve sanatçı Ebüzziya Mehmed Tevfik, politikacı, eğitimci, şair ve filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı, musikişinas ve hattat Kemal Batanay I. Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e uzanan dönemin İKA’daki ana karakterleridir. Bu koleksiyonlar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecini farklı şahısların gözünden izlemeye imkân tanır.
Bahsi geçen koleksiyonlar, kronolojik olarak 1712 tarihli Pertevniyal Valide Sultan Evrakı (1712-1888) ile başlar. Koleksiyon Osmanlı vakıf tarihine dair ayrıntılı bilgi ve pek çok tarihî belgeyi ihtiva eder. Valide Sultan’ın vakfettiği kitaplara, saray ve vakıf görevlilerine yaptığı ihsanlara, İstanbul’daki önemli yapılarda gerçekleştirdiği tamiratlara, Mekke Harem-i Şerif’te yürüttüğü hayır faaliyetlerine ve Medine’de inşa ettirdiği hastanenin yapım sürecine ilişkin masraf ve muhasebe defterleri bu koleksiyonun başlıca unsurlarını oluşturmaktadır. Bu defterler, süslü ve renkli kapaklarıyla kadın sultana ait bir arşivin parçası olduklarını açık biçimde yansıtmaktadır.
Osmanlı idari ve askerî tarihi bakımından dikkat çeken bir diğer evrak grubu ise II. Abdülhamid döneminde Balkanlar’ın son derece karışık olduğu tarihlerde ihdas edilen ve yalnızca bu döneme ve Hüseyin Hilmi Paşa’ya mahsus kalan Rumeli umum müfettişliği görevini yürütmüş önemli devlet adamı Sadrazam Hüseyin Hilmi Paşa’ya aittir. Söz konusu koleksiyon, Paşa’nın 1855-1923 yılları arasındaki memuriyet hayatına dair belgelerin yanı sıra, 1969 yılına kadar devam eden aile içi yazışmaları da içermektedir. (4) Yine II. Abdülhamid dönemi önemli müşirlerinden Veysel Paşa ve oğlu Ali Rıza Paşa’nın evrakına (1800-1900) ait belgeler de 1843’ten itibaren Balkanların özellikle bazı bölgelerinde yürüttükleri siyasi, idari ve askerî faaliyetlerine dair önemli tarihî veriler içerir.
Sultan Abdülaziz’in oğlu veliaht Yusuf İzzeddin Efendi Ailesi Evrakı (1909-1968) ailenin vasisi Mehmed Tevfik Biren’in arşivinden intikal eden aile içi yazışmaları içerir. Evrakta, Yusuf İzzeddin Efendi’nin 1909’da ölümünden itibaren ailenin maddi varlığı ve Osmanlı hanedanının Cumhuriyet sonrası yaşantısını gösteren önemli belgeler bulunmaktadır. Bu mektuplaşmalar içerisinde ailenin günlük yaşantısı ve dönemin atmosferi belgelere yansır.
Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşamış Türk matbaa tarihinin dönüm noktasının simgesi haline gelen Ebüzziya Ailesi’ne ait evrak (1864-1994) ise 130 yıllık bir aile arşividir. Bu arşiv dede, baba-amca ve torun olmak üzere üç kuşağın perspektifinden, I. Meşrutiyet’ten 1980’lere kadar uzanan dönemin siyasi, edebi, kültürel ve sanatsal gelişmelerini bir film şeridi gibi gözler önüne serer. Ebüzziya Tevfik’in Meşrutiyet döneminde Şinâsi ve Namık Kemal ile birlikte yürüttükleri gazetecilik serüvenini, basın ve matbaaya kattığı değerin somut örneklerini koleksiyonda bulmak mümkün. Millî Mücadele ve Kurtuluş Savaşı yıllarının yoğun gündemi oğulları Talha ve Velid Ebüzziya’nın, Cumhuriyet sonrası ise Ziyad Ebüzziya’nın şahsi belgeleriyle takip edilebilir. Ebüzziya Ailesi Evrakı içerisinde yer alan görsel malzeme, matbaalarında bastıkları sanat eseri niteliğinde kitap kapakları, kartpostallar, arabesk süslemeleri, tezyinatlı mektup kağıtları, takvimler, haritalar, halıcılık sanatının eskiz çalışmaları araştırmacıya âdeta görsel bir şölen sunar. (5)
Rıza Tevfik Bölükbaşı’na (1856-1997) ait evrak, felsefe, edebiyat ve tasavvuf konulu yazılarının ilk müsveddelerini kapsar. Osmanlı aydını, şair ve filozof kimliğinin yanı sıra bir politikacı olması sebebiyle içinde bulunduğu siyasi gündemi muhalif bir aktör olarak mektuplarına ve yazılarına taşımıştır. Felsefe ve tasavvuf metinleriyle kavramları derinlemesine irdeleyen, edebi yazılarıyla kendini ifade eden, şiirleri ile duygularını dışa vuran Rıza Tevfik’in gözünden Osmanlı’nın sonlarından Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar olan dönemi okumak mümkün.
Kemal Batanay ve Cüneyd Kosal’ın nota arşivleri ise Türk müziğinin hafızasını taşıyan İKA’nın müstesna müzik koleksiyonlarındandır. Türk musikisi bestekârı, hattat ve aynı zamanda hafız Kemal Batanay (1891-1994), dönemin önemli üstatlarından dinî musiki meşk etmiştir. Eski usul tambur icrasının son temsilcilerinden olan sanatçı, Türk müziğinin notaya geçiş sürecinin tanıklarındandır. Geniş bir nota arşivi bulunan Kemal Batanay’a ait evrak, bugün kullanılmayan orijinal Hamparsum notaları içerir. 1891 tarihli notalarla başlayan arşiv, 2.137 notayı içinde barındırmaktadır. Bunların 1.342’si Batanay’ın bizzat kendi el yazısıdır. (6)
Cumhuriyet sonrası dönemde Türkiye’de en zengin Türk musikisi nota arşivine sahip olan, 20. yüzyılın önemli kanun üstatlarından ve bestekârlarından Cüneyd Kosal’a ait Cüneyd Kosal Türk Musikisi Arşivi (1931-2018) 80.000’i aşkın eserden oluşan dev bir nota koleksiyonunu ihtiva etmektedir. Binlerce musiki eserinin ve özellikle ilk defa notaya alınmış yüzlerce ilahinin yer aldığı arşivde önemli bestekârların imzalı notaları, Kanûnî Hacı Ârif Bey’in nota defterleri bulunur. Bilinen en kapsamlı ilahi notasının yer aldığı arşiv sadece dinî musikinin değil, Türk musikisinin de devamlılığı açısından çok kıymetli olup Cüneyd Kosal’dan gelecek nesillere aktarılan tarihî bir mirastır.
“Bu Vatan Kimin?” şiiri ile hafızalara kazınmış şair ve edebiyatçı Orhan Şaik Gökyay (1925-1995) edebiyat tarihine ait zengin bir dokümana sahiptir. Dede Korkut ve Kâtip Çelebi üzerine yaptığı çalışmalara ait müsveddeler evrakında önemli bir yekûn tutar. Evrak, Gökyay’ın 1925 yılından 1992’ye kadar ürettiği çalışmaların ve şiirlerin ilk nüshalarını, kişisel yazışmaları ve fotoğrafları içerir. (7)
Mondros Mütarekesi’nin imzalandığı günlerde, 1918’de doğan Faslı din alimi Prof. Dr. Muhammed Tâvît et-Tancî’ye ait evrak (1890-1997), 1974’e kadar yaptığı çalışmaların müsveddelerinden oluşmaktadır. Onun çalışma alanları tarih, edebiyat, felsefe, hadis, fıkıh, kelam ve astronomi gibi ilim dallarını kapsar. Evrakta, istinsah edilmiş birçok klasik eser üzerine yaptığı çalışmaların yanında başlayıp da tamamlayamadığı kendisine ait eserlerin ilk nüshaları da yer alır. (8)
Cumhuriyet sonrası tasavvuf iklimine dair numuneleri barındıran mürşit-mürit yazışmalarını, Bestenigâr Ziya Bey’in istinsah ettiği nota defterlerini ve musiki ile alakalı birtakım belgeleri içeren Bora Keskiner Koleksiyonu (1937-1973) 1937 sonrası döneme aittir. Osmanlı sanat tarihi alanında çalışmalar yürüten ve İslam hat sanatı üzerine uzmanlaşan Dr. Bora Keskiner’in sahaflardan topladığı koleksiyonun en öne çıkan belgeleri Halil Can’ın mürşidi Mevlevi şeyhi Sadık Kurç ile Sadık Kurç’un diğer ihvanları ile yaptığı yazışmalardır. Koleksiyon erken Cumhuriyet dönemi tasavvuf araştırmaları açısından önemlidir.
Bir kütüphaneci olan ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde görev yaptığı dönemde mevcut yazma eserleri kataloglayan Mehmed Safayhi’ye ait evrak (1955-1968) ise 1955’ten itibaren hazırladığı yazma eser kataloglarının müsveddelerini ihtiva eder.
Türk tarihçisi ve siyaset bilimcisi, Özbek asıllı Prof. Dr. Timur Kocaoğlu’na (1918-2006) ait Timur Kocaoğlu Evrakı’nda ağırlıklı olarak Türkistan tarihine dair yaptığı çalışmaların müsveddeleri, ayrıca Kurtuluş Savaşı şehidi Doktor Yüzbaşı Şerafettin Bey’e ait hikâye, şiir ve piyesler, onun kardeşi Ahmet Kutsi Tecer ile yaptığı yazışmalar ile Ahmet Zeki Velidi Togan’a ait mektuplar ve kartpostallar da bulunmaktadır. Belgeler, günümüzden 1918 yılına kadar uzanan bir zaman dilimini kapsar.
Yakın zamanda araştırmaya açılan Tercüman Gazetesi Koleksiyonu (1767-1983), tarihten edebiyata, tiyatrodan tasavvufa çok çeşitli konularda elyazmalarını ve risaleleri içerir. Koleksiyonun içeriğinde her ne kadar Cumhuriyet sonrası yazmalar ağırlıkta olsa da en eski yazma 1712 tarihlidir. Namık Kemal’in Celâleddin Hârizmşah isimli eserinin eski tarihli bir yazması, II. Abdülhamid dönemi Yıldız Kütüphanesi müdürü Sabri Kalkandelen, oğlu Nureddin Kalkandelen, Mustafa Ziver Bey, Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa, şair ve edebiyatçı Ahmet Kutsi Tecer ve şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi’nin şahsi defterleri de mevcuttur.
Tarihe ve topluma mal olmuş bahsi geçen bu şahsiyetlerin kişisel evrakları çok çeşitli belge türlerini içerir. Yazdıkları mektuplar, tuttukları notlar, kaleme aldıkları çalışmaların, ilgi duydukları hobi ya da sanatsal faaliyetlerin ilk nüshaları, ürettikleri malzemelerin klişelerinin her biri tarihî birer belge niteliği taşır. Diğer taraftan fotoğraflar, takvimler, albümler, gazete ve gazete kupürleri, haritalar da görsel açıdan bu evrakları zenginleştiren bir unsura sahiptir. Bu sebeple resmî evraktan farklı olarak araştırmacıya daha çeşitli ve keyifli bir malzeme sunarlar.
Tarihî vesika niteliği taşıyan müsvedde notların bir kısmı yayımlanmış eserlere ait olsa da bir kısmı literatüre hiç geçmemiş belgelerdir. Örneğin Rıza Tevfik’in edebî çalışmaları yayımlanmış ve literatüre kazandırılmıştır. Fakat onun bir kısım çalışma müsveddeleri araştırmacıların ilgisini beklemektedir. Aynı şekilde hiçbir yerde sergilenmemiş fotoğraflar arşivin raflarında saklıdır. Bu kişilere ait birçoğu yıpranmış fotoğraf, tarihî bilgi kaynağına görsel bir zenginlik sunar. Rıza Tevfik ve Orhan Şaik Gökyay koleksiyonlarında yer alan fotoğraf ve kartpostallar geniş muhtevası değerlendirildiğinde, dönemin sosyal çevrelerini ve gündelik hayatın izlerini görünür kılan kıymetli birincil kaynak hüviyetindedirler.
Bu kişisel araştırma malzemesi resmî belgelerin sunduğu çerçeveyi genişleten, hâkim tarih anlatımının ortaya koyduğu bakışı derinleştiren ve yer yer ona şerh düşen bir niteliğe sahiptir. Topluma mal olmuş bu şahsiyetlere ait kişisel evrak sadece şahsi değil, aynı zamanda tarihî değeri haiz bilgileri de ihtiva eder. Bu sebeple söz konusu malzeme, araştırmacıya yalnızca nötr bir bilgi sunmaz, tarihî bilginin kişisel tecrübelerini de ortaya koyar. Resmî belgelerle birlikte ele alındıklarında, devletin kayda geçirdiği ile bireyin yaşadığı tecrübe yan yana gelir ve birbirini tamamlar. Böylece tarihî hadiseler, bireysel tecrübeler aracılığıyla yeni bilgiler ve yeni yorum imkânları kazanır.
Son söz olarak, aşağıda kişisel arşiv koleksiyonlarının toplu listesini sunuyor, sizleri bu tarihî malzemeyi yakından incelemeye ve araştırmaya davet ediyoruz.
İSAM Kütüphanesi Arşivi (İKA) Koleksiyonları
İSAM Web Sayfasında Açık Erişim Özel Koleksiyonlar (Şahıs Arşivleri)
1-Hüseyin Hilmi Paşa (HHP) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/huseyin-hilmi-pasa-evraki
2-Yusuf İzzeddin Ailesi Evrakı (YİE) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/yusuf-izzeddin-efendi-family-records
3-Veysel Paşa Evrakı (VP) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/veysel-pasa-evraki
4-Ebüzziya Ailesi Arşivi (ZE) – (Dijital kopyaları erişime açık) (% 80’i))
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/ebuzziya-ailesi-evraki
5- Cüneyd Kosal Türk Musikisi Arşivi (CK) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/cuneyd-kosal-turk-musikisi-arsivi
6-Kemal Batanay Musiki Arşivi (KB) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/kemal-batanay-music-archive
7- Orhan Şaik Gökyay Evrakı (OŞG) – ((Dijital kopyaları erişime açık (%20’si))
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/orhan-saik-gokyay-evraki
8-Rıza Tevfik Bölükbaşı Evrakı (RTB) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/riza-tevfik-bolukbasi-evraki
9-Mehmed Safayhi Evrakı (MSE) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/mehmed-safayhi-evraki
10-Muhammed b. Tavit et-Tanci Evrakı (MT) – (Dijital kopyaları erişime henüz kapalı)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/muhammed-b-tavit-et-tanci-evraki
11-Bora Keskiner Koleksiyonu (BKK) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/bora-keskiner-koleksiyonu
12-Timur Kocaoğlu Evrakı (TK) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/timur-kocaoglu-records
13-Pertevniyal Valide Sultan Evrakı (PVS) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/y44q-725a-zsac
14- Tercüman Gazetesi Koleksiyonu (TGK) – (Dijital kopyaları erişime açık)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/the-tercuman-newspaper-archive
İSAM Web Sayfasında Kataloğu Erişime Açık İstanbul Müftülüğü Meşihat Arşivi Defterleri (9)
1-Şeriyye Sicilleri Kataloğu (ŞS) – (Dijital kopyaları erişime kapalı)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/y44q-725a-zsac
2-Arşiv Defterleri (MD) – (Dijital kopyaları erişime kapalı)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/defterler-1
3-Meşihat Arşivi (MŞH) – (Dijital kopyaları erişime kapalı)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/seyhulislamlik-arsivi
4-Ulema Sicil Dosyaları (USD) – (Dijital kopyaları erişime kapalı)
https://arsiv.isam.org.tr/index.php/ulema-sicil-dosyalari
(1) Muhittin Serin, Türk Hat Üstadları 3 – Kemal Batanay: Bestekâr, Tambûrî, Hattat, Hâfız, İstanbul: Kubbealtı Neşriyat, 2006, s. 31-32.
(2) Şeyhülislamlık belgelerinin orijinalleri Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi’ne intikal etmiştir.
(3) Mustafa Birol Ülker, “İslam Araştırmaları Merkezi Kütüphanesi Arşiv-Dokümantasyon Koleksiyonu ve Veri Tabanları”, Arşiv Emektarlarına Armağan, haz. Nizamettin Oğuz, İshak Keskin, İstanbul 2013, s. 429-438; Kenan Yıldız, M. Birol Ülker, “Özel Arşivlerin Kütüphane Koleksiyonlarındaki Yeri ve Hizmete Sunulması: İSAM Kütüphanesi Örneği”, İsmet Binark Armağanı, haz. İshak Keskin, Ş. Nihal Somer, Nizamettin Oğuz, İstanbul 2015, s. 423-430; Nuri Taşkın, Arşivlerde Tanıtım Hizmetleri: İSAM Kütüphanesi Arşivi Örneği, Arşiv Dünyası, 2022, c. IX, sayı. 1, s. 10-26.
(4) HHP’nin kaynaklık ettiği çalışmalardan birkaç örnek: Hakan Özdemir, Towards the Revolution of 1908 : The Assassination of Şemsi Paşa, Fatih Üniversitesi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2013, s. 241; Hakan Özdemir, Balkanların Şekillenme Sürecinde III. Ordu: Teşkilat, Toplum, Siyaset (1878-1912), İstanbul: Timaş Yayınları, 2022, 511 s; Hakan Özdemir, Abdülhamid’i Deviren Kurşun: İsyan, Suikast, İhtilal, İstanbul 2014, 312 s; Özgür Tilbe,Hüseyin Hilmi Paşa’nın Rumeli Umumi Müfettişliği (1902-1908), İstanbul: Kitabevi, 2021.
(5) ZE Evrakı’nın kullanıldığı çalışmalara örnek olarak bkz. Özgür Türesay, Un intellectuel Ottoman a la fin de l’Empire: Ebüzziya Tevfik (1849-1913) et Mecmua-i Ebüzziya, Paris: Institut National des Langues Civilisations Orientales, 2001, 169 s; Özgür Türesay, Etre intellectuel a la fin de I’Empire Ottoman: Ebüzziya Tevfik (1849-1913) et son temps,
Paris: Institut National des Langues et Civilisations Orientales, 2008, 825 s; Ömer Faruk Şerifoğlu, Kültür ve Sanat Hayatımızda Ebüzziya Ailesi, İstanbul, 2020, 208 s.
(6) KB Musiki Arşivi’ni temel alarak lisansüstü yapılan çalışma için bkz H. Gökçe İşler, İSAM Kemal Batanay Müzik Arşivi’nde Hamparsum Yazı Sistemi ile Kaydedilmiş Eserlerin Tasnif Edilerek Günümüz Nota Yazısına Çevrilmesi ve İncelenmesi, Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Musikisi Anasanat Dalı, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 2015, 314 s; Muhittin Serin, Kemal Batanay: Bestekar, Tamburi, Hattat, Hafız, İstanbul: Kubbealtı Neşriyat, 2006, 208 s.
(7) OŞG Evrakı’ndan faydalanılarak yapılmış bir makale çalışmasına örnek olarak bkz. Şaban Özdemir, “Ölelim iki gözüm, ölelim…: Sabahattin Ali’den Orhan Şaik Gökyay’a Bir Mektup”, Kitap-lık, Kasım-Aralık 2016, c. 24, s. 188.
(8) Prof. Dr. Metin Yurdagür, “Muhammed b. Tavît et-Tancî’nin İslam Araştırmaları Merkezi’ne (İSAM) İntikal Eden Metrûkesi”, Uluslararası Prof. Dr. Muhammed b. Tavît et-Tancî Sempozyumu, 13-14 Ekim 2011, haz. Prof. Dr. Sönmez Kutlu, Ankara 2015, 155-162; Fuat Günel, “Muhammed b. Tavît et-Tancî’nin İslam Araştırmaları Merkezi’ne (İSAM) İntikal Eden Metrûkesi”, Uluslararası Prof. Dr. Muhammed b. Tavît et-Tancî Sempozyumu, 13-14 Ekim 2011, haz. Prof. Dr. Sönmez Kutlu, Ankara 2015, s. 163-165.
(9) Yakın tarihte bu defterlerin orijinalleri T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı’na aktarılmıştır. Dijital kopyalarına çevrimiçi erişim sağlanabilmektedir. Merkezimizde bu dijital koleksiyonlar incelenebilmekte, talep hâlinde e-posta yoluyla dijital kopyaları araştırmacıların kullanımına belirli kurallar çerçevesinde sunulmaktadır.
![]() |
Nuray Urkaç Güler 2001 yılında Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü’nden mezun oldu. 2005-2008 yılları arasında Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı’nda hazırladığı “XVI. Yüzyılda Gülfem Hatun Mahallesi (1540–1600)” başlıklı tezle yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2014-2022 yılları arasında aynı bilim dalında “Savaş Döneminde Kadın ve Aile: 1768–1774 Osmanlı-Rus Harbi’nde İstanbul” başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor ünvanını aldı. Çalışmaları çerçevesinde Osmanlı sosyal tarihi, kadın ve savaş konulu çeşitli makale ve bildiriler yayımladı. 2004 yılından bu yana İSAM Kütüphanesi Arşivi’nde görev yapmaktadır. |

Nuray Urkaç Güler
2001 yılında Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Arşivcilik Bölümü’nden mezun oldu. 2005-2008 yılları arasında Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Yeniçağ Tarihi Bilim Dalı’nda hazırladığı “XVI. Yüzyılda Gülfem Hatun Mahallesi (1540–1600)” başlıklı tezle yüksek lisans eğitimini tamamladı. 2014-2022 yılları arasında aynı bilim dalında “Savaş Döneminde Kadın ve Aile: 1768–1774 Osmanlı-Rus Harbi’nde İstanbul” başlıklı doktora tezini tamamlayarak doktor ünvanını aldı.
Çalışmaları çerçevesinde Osmanlı sosyal tarihi, kadın ve savaş konulu çeşitli makale ve bildiriler yayımladı.
2004 yılından bu yana İSAM Kütüphanesi Arşivi’nde görev yapmaktadır.
